Engelli Emekliliğinde Yeni Düzenleme ve Engelli Sigortalılar Açısından Ortaya Çıkan Mağduriyetler

28.09.2026
 

15 Ocak 2025 tarihli ve 32783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7538 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile engelli sigortalıların emeklilik koşullarında önemli değişiklikler yapılmıştır.

Söz konusu Kanun ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 87’nci maddesi yürürlükten kaldırılmış; ayrıca 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Böylece özellikle 2008/Ekim ayından önce ilk defa sigortalı olanlar bakımından engellilik nedeniyle vergi indirimine bağlı olarak uygulanan emeklilik sistemi değiştirilmiştir.

Yeni Uygulamada Çalışma Gücü Kaybı Esas Alınıyor

Önceki uygulamada, 2008/Ekim öncesinde sigortalı olan ve engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan kişilerin emeklilik işlemlerinde, Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından belirlenen engellilik derecesi önem taşımaktaydı.

7538 sayılı Kanun sonrasında ise emeklilik hakkının değerlendirilmesinde SGK tarafından tespit edilen çalışma gücü kayıp oranı esas alınmaya başlanmıştır.

Bu kapsamda sigortalıların sağlık durumları, SGK mevzuatı çerçevesinde değerlendirilerek çalışma gücü kayıp oranları belirlenmektedir. Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücü kaybının derecesi tespit edilmekte ve gerektiğinde sigortalının kontrol muayenesine tabi tutulmasına karar verilebilmektedir.

Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı ise Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilebilmektedir.

Engellilik Oranı ile Çalışma Gücü Kayıp Oranı Arasındaki Fark

Yeni uygulamanın engelli sigortalılar açısından en önemli sonuçlarından biri, daha önce tespit edilmiş engellilik oranı ile SGK tarafından belirlenen çalışma gücü kayıp oranının aynı olmayabilmesidir.

Bunun temel nedenlerinden biri, değerlendirmelerde farklı mevzuat ve kriterlerin esas alınmasıdır.

Engellilik değerlendirmesinde kişinin sağlık durumunun bütününe ilişkin belirlemeler yapılırken, SGK tarafından çalışma gücü kaybının tespitinde Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınmaktadır.

Bu nedenle kişinin sağlık kuruluşundan aldığı engellilik oranı ile SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenen çalışma gücü kayıp oranı arasında önemli farklılıklar ortaya çıkabilmektedir.

Dolayısıyla daha önce engellilik derecesi belirlenmiş ve buna bağlı olarak vergi indiriminden yararlanmış bir sigortalının, emeklilik başvurusu sırasında çalışma gücü kayıp oranının yeniden değerlendirilmesi, bazı sigortalılar bakımından emeklilik koşullarının sağlanamaması sonucunu doğurabilmektedir.

Emeklilik Şartları Açısından Ortaya Çıkan Sonuçlar

Düzenlemenin diğer önemli boyutu ise yaşlılık aylığına hak kazanılması için aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarıdır.

Önceki sistemde engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan sigortalılar için engellilik derecesine ve ilk sigortalılık tarihine bağlı olarak farklı sigortalılık süresi ve prim günü koşulları uygulanmaktaydı.

Yeni düzenleme ile birlikte bu kişilerin emeklilik işlemlerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında çalışma gücü kaybı esas alınarak değerlendirilmesi, bazı sigortalılar açısından daha uzun süre çalışma ve daha fazla prim ödeme sonucunu ortaya çıkarabilmektedir.

Bu durum özellikle uzun yıllardır engellilik nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ve emeklilik planlamasını önceki mevzuat hükümlerine göre yapan sigortalılar açısından önem taşımaktadır.

Konunun Çalışma Hayatı Açısından da Değerlendirilmesi Gerekiyor

Engelli bireylerin emeklilik koşulları yalnızca sigortalılık süresi ve prim gün sayısından ibaret bir konu değildir.

Engelli bireyler çalışma hayatına katılırken iş bulma, sağlık durumlarına uygun çalışma koşullarına erişme ve mevcut işlerini sürdürebilme bakımından çeşitli güçlüklerle karşılaşabilmektedir.

Bu nedenle emeklilik şartlarında yapılan değişikliklerin değerlendirilmesinde, yalnızca mevzuatta öngörülen süre ve prim koşullarının değil, engelli bireylerin çalışma hayatında karşılaştıkları fiili koşulların da dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

Çalışma gücü belirli ölçüde azalmış bir kişinin çalışma hayatında ne kadar süre kalabileceği, sağlık durumuna uygun bir iş bulup bulamayacağı ve çalışma koşullarının engellilik durumuna uygun olup olmadığı sosyal güvenlik sistemi bakımından önem taşıyan hususlardır.

Sonuç ve Değerlendirme

7538 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucunda, özellikle 2008/Ekim öncesinde sigortalı olup engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanan kişiler açısından emeklilik sisteminde önemli bir değişiklik meydana gelmiştir.

Vergi indirimi ve engellilik derecesini esas alan sistem yerine çalışma gücü kaybının SGK tarafından değerlendirilmesine dayanan sistemin uygulanması; daha önce belirlenen engellilik oranı ile yeni çalışma gücü kayıp oranı arasında farklılıklar oluşmasına ve bazı sigortalıların emeklilik koşullarının değişmesine yol açabilmektedir.

Sosyal güvenlik sisteminin temel amaçlarından biri, çalışma gücü azalan bireylerin sosyal ve ekonomik güvenliğinin korunmasıdır. Bu nedenle engelli sigortalılara ilişkin emeklilik düzenlemelerinin, çalışma hayatının gerçek koşulları ve sosyal devlet ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Engellilik kişinin tercihi olmadığı gibi, çalışma gücünün azalması da yalnızca rakamsal oranlardan hareketle ele alınabilecek bir konu değildir. Engelli bireylerin sosyal güvenlik haklarına ilişkin düzenlemelerde, hukuki kriterlerle birlikte kişilerin çalışma hayatında karşılaştıkları fiili güçlüklerin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

 
Cengiz ÖZKAN
İş ve Sosyal Güvenlik Müşaviri